SEHER in English translation

morning
sabah
günaydın
sabahları
sabahleyin
sahar
seher
mübarek
dawn
şafak
sabaha
başlangıcından
gün doğumunu
gün ağarana
gün doğmadan

Examples of using Seher in Turkish and their translations into English

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
Adım Seher Singh.
My name is Seher Singh.
Seher Yıldızı bu.
It's the Morning Star.
Amca adım Seher, Tara değil.
Uncle this is Seher, not Tara.
Seher, müşterilerine biraz daha dikkat et.
Zahar, pay more attention to your customers.
Seher Yıldızı.
Star of morning.
Bu ilaç ağrıyı dindirecek ve seni seher uykusuna daldıracak.
The medication will help with the pain and put you in a twilight sleep.
Mardin Şubesinin eşbaşkanı Seher Acay ile avukatlar Ziya Bagi,
Mardin Branch, Seher Acay, attorneys Ziya Bagi,
Bakışı seher gibi. Güneş gibi temiz,
She who looks forth as the morning, fair as the moon,
Türk sanatçıları Seher Özinan, Hayrettin Yangöz ve Köksal Çiftçinin yer aldığı sergi,
An exhibition featuring Turkish artists Seher Ozinan, Hayrettin Yangoz and Koksal Ciftci opened
Novi Seher olayı akıllara, üç yıl önce Sırp öğrencilerin Müslümanlarla aynı okul binasını paylaşmak istememeleri üzerinde Brckoda çıkan siyasi güdümlü ayaklanmaları getiriyor.
The Novi Seher incident brings to mind politically motivated riots in Brcko three years ago over Serb students' refusal to share a school building with Muslims.
bu sabah yapılan açıklamada, saldırıyı Seher Çağla Demirin gerçekleştirdiği belirtildi.
it has been declared that Seher Çağla Demir has carried out the attack.
Kürdistan Özgürlük Şahinleri( TAK) olarak üstleniyoruz. Eylemi örgütümüze bağlı Doğa Jiyan( Seher Çağla Demir) yoldaşımızın komutasında bir birimimiz gerçekleştirmiştir.
We as Kurdistan Freedom Falcons(TAK) claim responsibility for the action. The action has been carried out by a unit under the leadership of our comrade Doğa Jiyan Seher Çağla Demir.
Yalnız Lût ailesini seher vakti kurtardık.
the family of Lot, whom We saved in the early morning by Our favor.
mallarını yoksullara harcayanlar ve seher çağlarında, suçlarının yarlıganmasını dileyenlerdir.
the obedient, and those who spend(benevolently) and those who ask forgiveness in the morning times.
Şey yani, kızınız Seherin gelmesi biraz zaman aldı.
Well, your daughter Seher's taking really long.
Seheri takip eden bir takım daha olacağını kim bilebilirdi?
Who knew that there would be another team following Seher?
Seherin Oğlunun sizin izninize ihtiyacı yok.
The Son of Morning does not need your permission.
Amca. Seherin çalıştığı kuaförün telefon numarası.
Uncle! This is the contact number of the salon where Seher works.
Ot Yığınları- Seherde onu yendiğim için bana hala daha kızgın.
He's still pissed off that I beat him to Haystacks, Dawn.
Lütfen babanla Sehere iyi olduğumu söyle ve.
Please tell Daddy and Sahar that I'm okay.
Results: 82, Time: 0.03

Top dictionary queries

Turkish - English