Examples of using Seher in Turkish and their translations into English
{-}
-
Colloquial
-
Ecclesiastic
-
Ecclesiastic
-
Computer
-
Programming
Adım Seher Singh.
Seher Yıldızı bu.
Amca adım Seher, Tara değil.
Seher, müşterilerine biraz daha dikkat et.
Seher Yıldızı.
Bu ilaç ağrıyı dindirecek ve seni seher uykusuna daldıracak.
Mardin Şubesinin eşbaşkanı Seher Acay ile avukatlar Ziya Bagi,
Bakışı seher gibi. Güneş gibi temiz,
Türk sanatçıları Seher Özinan, Hayrettin Yangöz ve Köksal Çiftçinin yer aldığı sergi,
Novi Seher olayı akıllara, üç yıl önce Sırp öğrencilerin Müslümanlarla aynı okul binasını paylaşmak istememeleri üzerinde Brckoda çıkan siyasi güdümlü ayaklanmaları getiriyor.
bu sabah yapılan açıklamada, saldırıyı Seher Çağla Demirin gerçekleştirdiği belirtildi.
Kürdistan Özgürlük Şahinleri( TAK) olarak üstleniyoruz. Eylemi örgütümüze bağlı Doğa Jiyan( Seher Çağla Demir) yoldaşımızın komutasında bir birimimiz gerçekleştirmiştir.
Yalnız Lût ailesini seher vakti kurtardık.
mallarını yoksullara harcayanlar ve seher çağlarında, suçlarının yarlıganmasını dileyenlerdir.
Şey yani, kızınız Seherin gelmesi biraz zaman aldı.
Seheri takip eden bir takım daha olacağını kim bilebilirdi?
Seherin Oğlunun sizin izninize ihtiyacı yok.
Amca. Seherin çalıştığı kuaförün telefon numarası.
Ot Yığınları- Seherde onu yendiğim için bana hala daha kızgın.
Lütfen babanla Sehere iyi olduğumu söyle ve.