Examples of using Sen sen in Turkish and their translations into English
{-}
-
Colloquial
-
Ecclesiastic
-
Ecclesiastic
-
Computer
-
Programming
Laura. Sorunlu olan o, sen sen değilsin?
Ve sen Sen sarhoşsun.
Sonra sen sen şuraya geç.
Yetenek gibi, ve sen sen yeteneklisin.
Ama sen sen Jordan, sen buraya tamamen kendi çabalarınla geldin.
Ama sen sen sadece heykellerle ilgilisin.
Sen sen, bunları dağıtmama yardım edin.
Sen sen sen aslında Shifunun izinden gidiyordun.
Bu gece de'' Cubs'' ve sen sen dışarı çıkıyorsun.
Kitin cehenneme geri dönmesi gerek, ama sen sen her şeye baştan başlayabilirsin.
Adamın kocaman silahı var. Sen sen bekle.
Adamın kocaman silahı var. Sen sen bekle.
Hadi, sen sen kimsin söyle bana.
Hadi sen sen, kimsin söyle.
Paran olmasaydı sen sen olmazdın.
Sen sen suyun dışarısındasın.
Gerçekten sen sen değilsin.
Doug, izlenmemizin sebebi sen sen değilmişsin gibi davranacağım ve senden öğleden sonra Stevieye bakmanı rica edeceğim.
Sanıyorsun ki sen sen bir şeyleri hak etmiyorsun bu yüzden de mahvediyorsun.
Şey, tarih okuduğumdan tarihi iyi bilirim, ama sen sen o tarihi bizzat yaşadın.