Examples of using Senin in Turkish and their translations into English
{-}
-
Colloquial
-
Ecclesiastic
-
Ecclesiastic
-
Computer
-
Programming
Benim ismim… Senin ismin. Pamela Anderson
Bilmesi gereken herkes senin ne kadar değerli olduğunu biliyor.
Senin onlara sorman gereken bu.
Senin için yapabileceğim bir şey var mı adamım?
Bu arada, senin gibi görünüyor olsaydım, hiçbir şeyimi değiştirmezdim.
Senin, tanıdığım en iyi adam olduğunu. Ne?
Senin yüzünden burada değilim, eşim ve çocuklarım var.
Senin için arayabileceğim kimse var mı?
O senin. Parti ve Stalinden bir hediye.
Senin gibi arkadaşlar varsa rahat olmalısın. Tehlike yok.
Sahne senin. Herkes sana bakıyor.
Onun dürbünleriyle senin dairende ne işi vardı?
Anlıyorum. Senin istediğin bu.
Senin bir beyefendi mi,
Harry. Senin ki ne?
Çaldığın insanlara. Senin aksine dürüst olan insanlara.
Peki senin Elliotın öğrenmesinden korktuğun bir şey var mı?
Sahne senin.- Tamam, Harrison, tamamen seninim. .
Senin ki ne? Harry.
Ve Mia, senin gibi renkleri karıştırma tutkum var.