Examples of using Sinirlilik in Turkish and their translations into English
{-}
-
Colloquial
-
Ecclesiastic
-
Ecclesiastic
-
Computer
-
Programming
şiddetli depresyon, sinirlilik, kafa karışıklığı,
değişmiş ruh hali, sinirlilik, depresyon ya da zindelik hissi,
Sinirli değilim.
Sinirli derken ne demek istediniz?
Ayrıca, sende şu sinirli'' çok da şeyimde'' tavrı var.
Öyle çok sinirliyim ki kendimi zar zor kontrol edebiliyorum.
Biraz sinirli oluyorum.
Eğer sinirli değilse hiçbir şey.
Sinirliyim, korkuyorum ve Maxin iki memesini de hissediyorum.
Biraz sinirli görünüyorsun.
Sinirli olmak istemiyorum.
Sinirli olmanı anlayabiliyorum, ama bu kadar öfkelenmeye gerek yok.
Tom sinirli görünüyordu.
Yani şu an sinirli ve gergin mi hissediyorsun?
Sinirlisin, değil mi?
Ne kadar sinirli gözükürsen, o kadar suçlu görünürsün.
Aile birliğindeki şu sinirli anneler mayo gösterisini iptal etmedim diye beni yüz üstü bıraktılar.
Tom sinirli görünüyordu.
Biraz sinirli görünüyorsun.
Sinirli değilim.