Examples of using Siperi in Turkish and their translations into English
{-}
-
Colloquial
-
Ecclesiastic
-
Ecclesiastic
-
Computer
-
Programming
Orta Doğu ülkeleri de, potansiyel olarak Şii İrana karşı, bölgede yeni bir Sünni siperi için büyüyen bir rolü düşünebilirler.'' diyor.
Yüzbaşı burada kalıp, siperi tutmamızı söyledi, yani… Burada kalıyoruz ve siperi tutuyoruz.
Müdafaa için daha küçük bir alana ihtiyacımız var. Bu siperi tutacaksak.
bir yerlerde olduğunu biliyoruz, yani… Yüzbaşı burada kalıp, siperi tutmamızı söyledi, yani… Burada kalıyoruz ve siperi tutuyoruz.
Yeni doğan sabah için gecenin sükûnu ve siperi için sağlığımız ve aşımız için sevgi
Ceza olarak taburuna geri gönderiliyor. Ve tüm söyleyebileceğim, bu üç subayı aynı siperi paylaşmaya göndermenin dâhiyane bir hareket olduğudur.
gözlük, yüz siperi, cerrahi maske
Ama General Mireau kendi siperlerimize ateş açmasını talep etmiş.
Kahrolası siperlerini aldık.
Siperini öyle derin kazmış ki az kalsın kaçak sayılacakmış.
Şimdi siper al!
Siperleri adamlarla donatın!
Onu siperlerden uzak tutmuş.
Ama siperleri savunmak onlara saldırmaktan daha kolaydı.
Siperler, tüm kanına, çamuruna ve dehşetine rağmen hayatlar kurtardı.
Askerler siperlere dönmeyi red ediyorlardı.
Yüreklerini düşmanın siperlerine atacak gönüllüler arıyoruz.
Onun hakikati sizin siper ve zırhınız olur.
Kör olasıca Almanlar aslında bu siperleri terk etmişti, değil mi?
O siper kardeşliği.