Examples of using Solda in Turkish and their translations into English
{-}
-
Colloquial
-
Ecclesiastic
-
Ecclesiastic
-
Computer
-
Programming
Dolapda, ikinci rafda, solda. Dereotu.
Solda hazır.
Hızlı! Şimdi solda!
Solda, Spaceball Bir yaklaşıyor, dakikada 1500 ışık hızıyla.
Hızlı hareket ediyor!- Şimdi solda!
Solda, bir süpermarket var,
Hızlı! Şimdi solda!
Solda şeritte yavaş gidiyor.
Buzdolabın en üstünde solda.
Merdivenler solda koridorun sonunda.
İkinci kat, tam solda.
Shings solda. neden gülüyorsun?
Nerede?- Mavi düğme, yukarıda solda.
Küçük Marta solda arkada!
Solda kahverengi tuğlalı bina Carrie Bradshawın yaşayıp sevdiği
Musiali sağa alınca solda onun yerini dolduracak kimse kalmadı.
Sağ ve solda bulunan hemisferler corpus callosum ile birbirleriyle bağlantı kurar.
Terminalin girişinde solda olacak, seninle orada temas kurulacak.
Okyanus solda Hank.
Koridorun sonunda solda bir banyo var.

