Examples of using Somut in Turkish and their translations into English
{-}
-
Colloquial
-
Ecclesiastic
-
Ecclesiastic
-
Computer
-
Programming
Somut bilgi saklıyor değilim hanımefendi. Sadece düşüncelerimi.
Bu somut ve gerçek.
Ya da farklı insanlar için somut ve övgü dolu bir sembol olabilir.
Ya da farklı insanlar için somut ve övgü dolu bir sembol olabilir.
Alarm şirketi niye somut onay istedi bilmiyorum.
Alarm şirketi niye somut onay istedi bilmiyorum.
Somut bir şey söyle.
Bu somut bir şey, ortak.
Somut siyasi sonuçlara.
Bobby Dasseynin bugün yapmış olduğu tanıklık somut bir kanıt.
Yine de her iki ölüm arasında somut bir bağlantı bulamıyoruz.
Fiziksel klonlanamayan fonksiyonlar fiziksel yapının içinde somut bir varlıktır.
Her şey somut.
Dr. Martine bu bağlantı hakkında söyleyebileceğim somut bir şey var mı?
Dr. Martine bu bağlantı hakkında söyleyebileceğim somut bir şey var mı?
Bu süreçte örneğin cinayet ya da kaçırma adına… somut deliller bulursak… cezai takip başlatılır.
Düşüncelerimiz, gördüklerimiz, fantezilerimiz ve rüyalarımız… somut bir gerçekliğe sahiptir.
Tanrım, bu çocuk çok somut.
Ve eğer somut olduğunu söylerlerse, o somut olmayacak, buharlaşacaktır.
Bunun da insan sağlığı için son derece somut sonuçları olur.