Examples of using Sonuncu in Turkish and their translations into English
{-}
-
Colloquial
-
Ecclesiastic
-
Ecclesiastic
-
Computer
-
Programming
Atının sonuncu gelmesi çok utanç verici.
Sen sonuncu kişisin.
Sonuncu geldin, ama yorgun değilsin.
Bu sonuncu, tamam mı?
Bugünden itibaren'' Sonuncu Sınıf Eyiz'', ha?
Tanner yarışta sonuncu gelmenin ender tecrübesini yaşıyordu.
Doğrusu sonuncu olduğumuzu sanıyordum.
Sonuncu olduğunuzu da sanmıyorum.
Bu sonuncu bayağı ağır.
Bu sonuncu su efendim, ama biz hala halat bekliyoruz.
Birinci seçmelerle sonuncu seçmeler arasında ne fark var?
Sonuncu olsan bile yalnız değilsin.
Sonuncu biziz.
Sonuncu ise en heyecanlısı.
Sonuncu da değil.
Sen de sonuncu olmalısın demek ki yalnız değilsin.
Her zamanki gibi, Oscar sonuncu sıradaydı, bu nedenle ana yemeği kaçırdı.
Sonuncu köprü dünyadaki en düz, en uzun kemer köprüdür.
İşte bu sonuncu çok fazla geldi.
Sonuncu Doktor Devitt, dört ay önce asansör kazasında öldürülmüş.