Examples of using Sor in Turkish and their translations into English
{-}
-
Colloquial
-
Ecclesiastic
-
Ecclesiastic
-
Computer
-
Programming
Janet soruları sen sor.
komşulara sor.
Bunu sürekli bana sor.
Koca burunlu cadıya sor.
Bu önce öldür sonra sor olayı?
Hiç olmazsa kendime sormadığım bir soru sor.
Gece gündüz beni sormalari zahmetli olmali. Veya sor?
Gece gündüz beni sormalari zahmetli olmali. Veya sor?
Gidiyormuş gibi yap, Kamaji seni reddedecek, ama hala işi sor.
Bana sorman iyi bir şey değil, onlara sor.
Leeye sor. O sana söyler.
Kızına sor.
Rossitere yerleşip yerleşmeyeceğini sor.
Elinin durumunu sor.
Theoya sor.
Çocuklarıma sor.
Sadece kapıya vurup Jacki sor.
Bir soru daha sor da seni ölesiye döveyim.
Ne sen sor, ne ben söyleyeyim diyorsunuz, galiba.