Examples of using Soydu in Turkish and their translations into English
{-}
-
Colloquial
-
Ecclesiastic
-
Ecclesiastic
-
Computer
-
Programming
Tom Mary için elmayı soydu.
Bu kadın ayak üstü seni soydu, tamam mı?
Tamam dinle beni, Bu kadın seni soydu, tamam mı?
O güzel, köpük gibi elleriylebana bir elma soydu.
Batı çetesi… New Orleans… Bankasını… soydu.
Çektiğim her resim başka bir katmanı soydu götürdü.
Batı çetesi… New Orleans… Bankasını… soydu.
Batı çetesi… New Orleans… Bankasını… soydu.
Batı çetesi… New Orleans… Bankasını… soydu.
Batı çetesi… New Orleans… Bankasını… soydu.
Batı çetesi… New Orleans… Bankasını… soydu.
Onu evime aldım, beni soydu.
Beni gözleriyle soydu sen de fark ettin mi?
Gördün mü beni gözleriyle soydu?
Önce bir mücevher dükkanını soydu, sonra antika para dükkanını.
Onunla seviştin, seni soydu ve şimdi de hamile misin?
Bir içki dükkânını soydu diyorlar ama o yapmadı.
Ama söylediklerin soydu Hybla arılarının peteklerini.
Beni soydu ve vücuduma dokundu.
Kulübün kasasını soydu, 30 gün nezarete alındı.