Examples of using Stresi in Turkish and their translations into English
{-}
-
Colloquial
-
Ecclesiastic
-
Ecclesiastic
-
Computer
-
Programming
Bu sadece dosyanın stresi. Hadi, hadi.
Bu durumların stresi susuzluğa yol açabilir.
Galiba işin stresi seni bunaltıyor.
Çevrenin stresi neden olabilir.
Tüm bu stresi tek başına yükleneceksin diye korkuyorum.
Çikolatanın stresi düşürdüğü ispatlanmıştır.
Bütün rüya sembolleri işteki stresi işaret eder.
Siz erkekler herşey için stresi suçlu buluyorsunuz.
Sadece işin stresi.
Bu sadece dosyanın stresi.
Eğer herkes buraya gelirse, parti gibi olur, bayram stresi azalır.
Bir psikiyatr, konuşabileceğin uzman birisi olan bitenin stresi hakkında.
Ama hint filmleri ilaç gibidir tüm stresi ve her türlü acıyı dindirir.
Her solukla stresi salıyorsunuz.
Bu küçük bir doğum günü stresi.
İyiyim… sorun yok. Sadece iş stresi.
benim pa ona stresi verdi.
Mesela, iki günde koca bir düğünü organize etmeye çalışma stresi.
Hastanede çalışmanın stresi.
An2} Şimdi sadece sonuçları iki hafta beklemenin stresi olacak.