Examples of using Suda in Turkish and their translations into English
{-}
-
Colloquial
-
Ecclesiastic
-
Ecclesiastic
-
Computer
-
Programming
Suda doğum yapmak istiyorum.
Suda başaramadığımı belki başka bir şeyde başarabilirim.
Hiç suda doğum gördün mü?
Herkesin içinde suda yürümek için, biraz yaşlı olduğunu düşünmüyor musun?
Suda ve alkolde çözünür.
Suda bir sorun olduğunu biliyormuş.
Suda iz sürmelerini bekleyemeyiz.
Suda sıcak.
Suda falan mı bir sorun var acaba?
Gemiler suda yüzer.
Oh, ilk önce suda test etmez misin?
Suda taş sıçratnma yapabilir misin?
Suda 3 metre açılınca mı, can yeleklerini giymek gerekiyordu?
Suda bulunan kimliği belirsiz ceset hakkında bilgi var mı?
Kuyruğunun şırıltısıyla suda yüzer gider.
Suda sürüklendi, ters dönerek kumda durdu.
Yalnızca suda hareket eden olağan bir akıntıdır.
Fulyabalığı, bulanık suda bile tarif etmesi zor bir güzelliktir.
Kaynar suda, sonra da ateşte kaynatılacaklardır.
Bu suda nereden geliyor?