Examples of using Sundular in Turkish and their translations into English
{-}
-
Colloquial
-
Ecclesiastic
-
Ecclesiastic
-
Computer
-
Programming
Kosova ve 36 ülkenin 14ü yorumlarını sundular.
Onu öldürdüğün apaçık ortada olduğu için bunu sundular sana.
Ona bitkiler otlar sundular.
Ona Pulluk ve boyunduruğu sundular.
Marilyne evlerini açtılar ve ona bir aile rahatlığı ve güvenliği sundular.
dahası bunu benim için hazırladılar ve sundular.
Black Hills Enstitüsüne mahkeme emri sundular.
Sana ne sundular?
şefkatle özgürce kendilerini birbirlerine sundular.
Davayı mahkemeye sundular.
Kongreye bir yasa tasarısı sundular.
Zilyon tane örnek sundular.
Proje dokümanları ile geçici bütçe tekliflerini İstikrar Paktı İdaresine sundular.
Bu beyefendiler bana kaybettiklerimi geri kazanma şansı sundular.
Monothelitese davalarını sundular.
Gelecekten olduğunu iddia ettikleri görsel bir kayıt sundular.
Sırp öğrenciler Step into Science etkinliğinde projelerini sundular. Arşiv.
Müzik eleştirmenleri ise albüme genel anlamda olumlu eleştiriler sundular.
Mektubu ordu taleplerini reddeden Mauriciusa sundular.
Bana bir hediye sundular.