Examples of using Sunucu in Turkish and their translations into English
{-}
-
Colloquial
-
Ecclesiastic
-
Ecclesiastic
-
Computer
-
Programming
Evet, katılıyorum. Daha çok sunucu, daha çok uygulama.
Polis Balosunda sunucu olmamı istedi.
Sunucu belli belirsiz devam eder Boynundan ses gelir.
Sunucu Parkın maç izlemeye gelmesi bile epey popüler olmamızı sağlamıştı.
O Vahşi doğa programlarının sunucu kralı.
Evet, katılıyorum. Daha çok sunucu.
Sunucu Haydi.
Sunucu Kafalarınızı kaldırın, millet.
Kanal 4 Haberleri.'' Ron Burgundy bildiriyorsa gerçektir.'' Beş Emmy ödüllü sunucu.
Sunucu Haydi bu beylere kulak verelim?
Patlama sesi[ Sunucu] Bu ses bir sonraki turun başladığını gösteriyor.
Üzücü bir haber olarak ise bugün eski sunucu Jill Randall toprağa verildi.
Patlama[ Sunucu] Turda sadece iki dakikası kalan.
Jae-gil sunucu olsun, Choco da bize şarkı söylesin. Tamam.
Rorish yat gezisinde olduğundan bize bir de sunucu lazım.
Sunucu da olabilir.
Jay Leno sunucu olacak.
Alt başlık,'' Will McAvoy, Yeni Yılda sarkıntılık yaptı''. Kindar Sunucu.
Kayınpederinle kayınvalidene sunucu arkadaşın olduğunu söylemiştin. Ne?
Rorish yat gezisinde olduğundan bize bir de sunucu lazım.