Examples of using Surat in Turkish and their translations into English
{-}
-
Colloquial
-
Ecclesiastic
-
Ecclesiastic
-
Computer
-
Programming
Üzerine surat çizilmiş kova vardı.
Surat ediyorsun.
Surat ifademe bakmayı kesin.
Indiana Jonestaki surat eritme sahnesi kadar ürkütücü.
Bu ne surat böyle?
Bana surat asıyormuş gibi gelmedi.
Bu surat ne böyle?
Bu surat tanıdık geliyor, isim de yabancı değil.
Frankie, surat garip bir şekil aldı.
Niye surat yapıyorsun?
Yemin ederim çocuktaki şu surat bir saati bile durdurabilir.
Sakın unutma bebek surat dünya üzerinde milyonlarca insan seni seyrediyor olacak.
Bu surat da ne böyle?
Oh, surat yapabilirsin Cain, ama bu doğru.
Şey, biliyorsun, surat asması, ağlaması, sinirliliği.
Anlamadığım sebeplerden bana surat asıp soğuk davranıyorsun.
Keşke J. Jonah Hıyar Surat burada olsaydı da bunu yüzüne vurabilseydim.
Bu surat seni anlamadığımda takındığım surat oluyor.
Surat ifadesini görmen gerekirdi.- İyi ki görmemişim.
Gitmeliyim. Bu surat heyecanlanınca böyle oluyor.