TAM DA in English translation

exactly
tam olarak
aynen
kesinlikle
aynı
pek
tıpatıp
tıpkı
harfiyen
öyle
tamamıyla
and right
ve sağ
ve tam
ve doğru
ve hemen
ve şu an
ve haklı
peki ve
da doğruca
be just
tam
tıpkı
aynen
da
gayet
en az
yalnızca suç ve cezadan ibaret olmadığını
artık sadece
yoluna
is exactly
tam olarak
aynen
is just
tam
tıpkı
aynen
da
gayet
en az
yalnızca suç ve cezadan ibaret olmadığını
artık sadece
yoluna
is precisely
tam olarak
is right
doğru
hemen
tam
birazdan
haklı
tamam mı
değil mi
yanlışlık olmalı
uygun
is so
çok
öyle
bu kadar olmak
böyle
are exactly
tam olarak
aynen
was just
tam
tıpkı
aynen
da
gayet
en az
yalnızca suç ve cezadan ibaret olmadığını
artık sadece
yoluna
was exactly
tam olarak
aynen
are right
doğru
hemen
tam
birazdan
haklı
tamam mı
değil mi
yanlışlık olmalı
uygun

Examples of using Tam da in Turkish and their translations into English

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
Tam da ihtiyacım olan şey.- Sağ ol.
That's just what I needed.- Thank you.
Tam da bu yüzden uzaklara gitmeliyim Marga.
That's precisely why, Marga.
Ama sonra, tam da istediği buydu, mahkemede geçirdiği gün.
But then, that's exactly what she wanted, her day in court.
Evet. Güzel. Dosyama tam da bu gerekiyor, daha fazla evrak.
Yeah. Good. That's exactly what my file needs, more paperwork.
Gerçeklik tam da burada!
That reality is right here!
Bence baban tam da romanlardaki kahramanlar gibi.
I think your father is exactly like a protagonist in some novel.
Tam da senin davranışların.
This is so like you.
Tam da ihtiyacın olan şey, tatlım!- Gidiyorum.
That's just what you need, darling.- I go.
Tam da eşlerinin gözü önünde.
And right in front of their spouses.
Tam da bunu söylüyorum. HI-hı.
That's precisely what I'm saying.- Uh-huh.
İç Konseye tam da böyle bir şey için katıldın sen.
But this, this is exactly the kind of thing you joined the Inner Circle for.
Çünkü bu tam da babanın düşündüğü şey. Haklısın.
You're right. That's exactly what Dad has been thinking about.
Asaf Halet Çelebinin önemi tam da buradan gelir.
The significance of Asaf Halet Çelebi is right there.
Tam da ihtiyacım olan şey'' diye düşündü.
This is just what I need," he thought.
Tam da bu yüzden bizi beklemeyecekler.
That… That is exactly why they won't expect us.
Tam da bıraktığımı düşündüğüm yerden çıktı.
And right where I thought I left them.
Tam da bunu söylüyorum.
That's precisely what I'm saying.
Dikkatli olmazsak, tam da hepimizi öldürtecek bir tipe benziyor.
If we're not careful. Exactly the type that will get us all killed.
Sonunda bu tam da öleceğin şey.
And in the end, that's exactly what you will die for.
Tam da size göre bu Professor.
This is so like you, Professor.
Results: 1693, Time: 0.0436

Word-for-word translation

Top dictionary queries

Turkish - English