Examples of using Tapusu in Turkish and their translations into English
{-}
-
Colloquial
-
Ecclesiastic
-
Ecclesiastic
-
Computer
-
Programming
Bazın tapusu da orada.
Tapusu burada, avukatım Sierra McCoy buna baktı.
Tapusu burada, avukatım Sierra McCoy buna baktı.
New Orleansın tapusu sende değil Kel.
Doğum kaydı yok, sürücü belgesi yok. Sadece evin tapusu.
Bu Grayson Malikânesinin tapusu.
Bu çiftliğin tapusu.
Bunlar da Güney Sahillerindeki dairemin tapusu ve anahtarları.
Bu Mindendeki dükkanın tapusu.
İşte köyün tapusu.
Anlaştığımız üzere… kilisen ve arazin için transfer tapusu.
Elbette öyle ama… Tapusu sizin.
Bu kıçın tapusu bende.
Bu sahildeki evin tapusu.
Bu da Pragın dışında uzak bir yerin tapusu.
İşte evimin tapusu.
Bu, motelin tapusu.
Bu da adanın tapusu.
Ellerinde babasının altın madeninin tapusu var.
Bu, babamın arazisinin tapusu.