Examples of using Tavla in Turkish and their translations into English
{-}
-
Colloquial
-
Ecclesiastic
-
Ecclesiastic
-
Computer
-
Programming
Tavla atmak istiyoruz!
Hobilerin tavla, satranç ve plajda uzun yürüyüşler.
Kazanan kişi yeni Tavla Kralı olacaktı.
Parallax çöküp duruyor çünkü onun tavla versiyonu çok büyük.
KDE için tavla programı.
O zaman onu güzel bir müzik ve romantik mum ışığıyla tavla.
Onları görev kuvvetiyle tavla.
Bu akşam birini tavla.
Bu sırada da bir kızı tavla.
Bay Falafel tavla oyuncusudur.
Adım bir, alt bölüm A, rolüne uygun giyin. Freddieyi tavla.
Ya da tavla oyunlarını.
Madem boşanmak istemiyorsun, onu tekrar tavla.
Tabii babam da tavla arkadaşı bulunca.
Robot kontrolü, telekomünikasyon, tavla, dama ve go( AlphaGo) gibi birçok konuda başarıyla uygulanmıştır.
Milyonlar için tavla oynayan Count Henrick Van Goren ve aslen New Jersey,
Geçen hafta Isaacla tavla oynadım, Kelly.
Geçen hafta Isaacla tavla oynadım, Kelly. Beynimi nasıl meşgul ederim diye düşünüp duruyorum… sırf aklıma getirmeyeyim diye.
Geçen hafta Isaacla tavla oynadım, Kelly.
Geçen hafta Isaacla tavla oynadım, Kelly.