Examples of using Tehdidi in Turkish and their translations into English
{-}
-
Colloquial
-
Ecclesiastic
-
Ecclesiastic
-
Computer
-
Programming
Afaroz tehdidi altında, sadece kilisenin üst seviyedeki üyeleri onları görebilir.
Tehdidi seven kimse onun içinde yok olur.
Tehdidi gördüğün zaman diğer herkesi dışarıya mı atacaksın?
Oradaki kahramanın birine yaptığı tehdidi alıntı yapıyordum, hepsi o.- Hayır.
Tehdidi belirle.- Kırmızı Alarm.
Spartacus tehdidi hâlâ dururken yola çıkmana izin vermem.
En ilginci ise başkanımızın tehdidi bildiği halde halka bahsetmemesi.
Tehdidi ilk ben hissederdim.- Niyetleri kötü olsaydı.
Niyetleri kötü olsaydı tehdidi ilk ben hissederdim.
Stadyumda bir güvenlik tehdidi tespit ettik. Ne yapıyorsunuz?
Sana karşı Katolik darbesi tehdidi vardı. Ne oldu?
Ölüm tehdidi altında üç sivili duvara yapıştırmak?
Ölüm tehdidi altında üç sivili duvara yapıştırmak?
Senin yaklaşan ölüm tehdidi altında… oldukça iyi olduğunu fark ettim.
Polisler hapis tehdidi olunca hemen konuşur.
Protestodansa ölüm tehdidi daha iyidir.- 100 mü?
Ulusal Güvenlik, tehdidi araştırmayı Atheona devretmeye… karar verdi.
Onun talebi, tehdidi ve benim mesajım budur.
Otobüs hattının kapanması tehdidi ile durum gittikçe gerginleşiyor.
Bir baskın tehdidi ya da asayiş polisi olduğunda.