Examples of using Tekme in Turkish and their translations into English
{-}
-
Colloquial
-
Ecclesiastic
-
Ecclesiastic
-
Computer
-
Programming
Bendim. Kafasına tekme atıp onu öldürdüm.
Tekme için bacak.
Tekme attı.
Ya da tekme kampı çalışma salonu?
Taşaklarına tekme attı!
Tekme attı.
Tekme canavarı, Sun Bilingi beni buraya çekmek… için öldürdüğün çok belli.
Ama tam da tekme değil yani.
Ama mağlup olmaktaki tekme o kadar kötü değil.
Hayalarıma tekme attın.
Hayalarımdan tekme yedim, niye ben tutuklanıyorum?
Kıçında bir tekme bulmadan bitkilerimle ilgilen.
Kukusuna tekme atacağız.
Tekme yok!
Tekme atacağım ve sonra da içeri gireceğiz.
Tekme topları ile onları peg onlar voleybol atmak önce çember üzerinden.
Kıç olmak mı yoksa tekme olmak mı istersin?
Yumruklarınızla tekme atmak… ve ayaklarınızla yumruk atmak.
Yumruktansa tekme gibi hissettirdi gerçi.
Bana da tekme gibi geldi.