TELAFI in English translation

make up
makyaj
yapmak
oluşturan
telafi
uydur
uyduracağım
karar
hazırla
barış
kararını
compensate
telafi
tazminat ödemeniz
tazmin
dengelemen
zararını
bedelini ödeteceğim
fix
tamir
onar
tedavi
onarmak
düzeltmen
düzelt
düzelteyim
hazırla
hallet
düzeltin
undo
geri
geri al
geri almak
çöz
telafi
geri çevir
yapmak
atone
telafi
kefaretimi
compensation
tazminat
maaş
bedel
bir ücret
telafisi
karşılığı
ödeme
remedial
iyileştirici
telafi
kursuna
özel
atonement
kefaret
telafi
bir ceza
bir keffaret
compensatory
bir tazminat
telafi
reimburse
iade
tazmin
geri ödeme
telafi
masraflarımı iade

Examples of using Telafi in Turkish and their translations into English

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
Yol açtığımız hasarı telafi edebiliriz.
We can undo the damage we have caused.
Belki bunu Floridadaki çocuğunla telafi edebilirsin.
Maybe you can fix it with your kid in Florida.
Umarım cephede kahramanca savaşarak bu yaptığını telafi edersin.
We are hoping that you will atone.
Normal koşullar altında kontrol çubukları bunu telafi edebilir.
The control rods can compensate for that. Under normal circumstances.
Sonra telafi edebilirsin.
You can reimburse me later.
Sana telafi için bir şans veriyorum.
For atonement. I will give you this one chance.
Manyetik telafi 0,5 g.
Magnetic compensation, 0. 2 Gs.
Bir adaet ibuprofenin ve bir torba buzun telafi edemeyeceği bir şey değildi.
It's nothing a little ibuprofen and an ice pack couldn't fix.
tüm hatalarımı telafi ederdim.
I would undo all my mistakes.
Kendi zamanımda telafi edeceğim.
I will atone on my own time.
Normal şartlar altında kontrol çubukları bunu telafi edebiliyor.
The control rods can compensate for that. Under normal circumstances.
Benim etkin telafi faktörüm.
It's me active compensatory factor.
Telafi ne demek biliyor musun?
You even know what reimburse" means?
Telafi, baylar.
Atonement, gentlemen.
Manyetik telafi 0,5 g.
G's. Magnetic compensation 0.
Tiranlık bıçağını bileyleyerek, hatamı telafi edebilirim.
By sharpening that blade I might redeem that error.
Eğer onu uyandırırsan, bunu telafi edecektir.
Now if you wake him up, he will fix it.
Umarım sebep olduğum hasarın birazını telafi eder.
I hope… they will undo some of the damage that I have done.
Ben asla hepsini telafi edemem.
I can never atone for all of their pain.
Ben telafi ederim.
I will reimburse you.
Results: 786, Time: 0.0524

Top dictionary queries

Turkish - English