Examples of using Telafi in Turkish and their translations into English
{-}
-
Colloquial
-
Ecclesiastic
-
Ecclesiastic
-
Computer
-
Programming
Yol açtığımız hasarı telafi edebiliriz.
Belki bunu Floridadaki çocuğunla telafi edebilirsin.
Umarım cephede kahramanca savaşarak bu yaptığını telafi edersin.
Normal koşullar altında kontrol çubukları bunu telafi edebilir.
Sonra telafi edebilirsin.
Sana telafi için bir şans veriyorum.
Manyetik telafi 0,5 g.
Bir adaet ibuprofenin ve bir torba buzun telafi edemeyeceği bir şey değildi.
tüm hatalarımı telafi ederdim.
Kendi zamanımda telafi edeceğim.
Normal şartlar altında kontrol çubukları bunu telafi edebiliyor.
Benim etkin telafi faktörüm.
Telafi ne demek biliyor musun?
Telafi, baylar.
Manyetik telafi 0,5 g.
Tiranlık bıçağını bileyleyerek, hatamı telafi edebilirim.
Eğer onu uyandırırsan, bunu telafi edecektir.
Umarım sebep olduğum hasarın birazını telafi eder.
Ben asla hepsini telafi edemem.
Ben telafi ederim.