Examples of using Telef in Turkish and their translations into English
{-}
-
Colloquial
-
Ecclesiastic
-
Ecclesiastic
-
Computer
-
Programming
Bütün takım telef oldu!
Sürüyü telef edeceksin!
Koyunların telef edilmesi gerekiyor.
Hepsinin telef edilmesi gerekiyor.
Râna telef oluyor!
Berivan gelirse, hepimiz telef oluruz.
Renénin sürüsü telef edilmiş.
Salgının ortaya çıktığı Kosti köyündeki tüm hayvanlar telef edildi.
Siz vurun, biz telef edelim.
Ertesi sabah, çiftlik hayvanları parçalanmış ve telef edilmiş bulunur.
Sizi ikinizin içi geçmiş sanki güneşte telef olmuş mısırlar gibi.
Öldüğünü biliyorum! Bütün takım telef oldu!
Öldüğünü biliyorum! Bütün takım telef oldu!
En az 30 hayvanımız telef oldu.
Ama o zamana kadar bu hayvan telef olur.
Hadi. Sağlıklı keçileri böyle telef etmememiz gerekiyor.
Bu şekilde… pek çok insan telef oldu.
Enis yakınlarındaki Paulson Çiftliğinden… telef olmuş sığır şikâyeti geldi.
Bir gece önce yangın çıkmıştı ve yemek depoları telef olmuştu.
Botanikçiler açlıktan telef oldular… fakat koleksiyonun tek bir pirinç tanesi bile ortadan kaybolmadı.