Examples of using Tembel in Turkish and their translations into English
{-}
-
Colloquial
-
Ecclesiastic
-
Ecclesiastic
-
Computer
-
Programming
Ben tembel değilim. Haklısın.
Tembel beyin, şeytanın oyun bahçesidir!
Yok mu? Tembel Sid için endişelen birileri?
Somurtkan, Mutlu, Uykucu, Tembel… Aptal… Çok iyi.
Tembel kendini, Akıllıca yanıt veren yedi kişiden daha bilge sanır.
Dinle, çok tembel bir arkadaş olduğum için üzgünüm.
Ben tembel değilim. Haklısın.
Lütfen! Seni tembel şişko, bakalım içinden ne geçiyor?
Tembel bir ayı.
Narin eller… Tembel ellerdir.
Ama biraz hareket edebilmemiz için… bu fikir senden çıktı, benim tembel arkadasım.
Somurtkan, Mutlu, Uykucu, Tembel… Aptal… Çok iyi.
Tembel Seol ile ne işi var?
Lütfen! Seni tembel şişko, bakalım içinden ne geçiyor?
Haydi. Tembel kemiklerini kaldır!
Tembel, çocuk parkının açıldığını söyledi!
Tembel kendini, Akıllıca yanıt veren yedi kişiden daha bilge sanır.
Biraz tembel biriydi ama bu sunumu etkileyici hatta muazzamdı.
Sağ bacak kemiğim tembel.
Somurtkan, Mutlu, Uykucu, Tembel… Aptal… Çok iyi.