Examples of using Temelini in Turkish and their translations into English
{-}
-
Colloquial
-
Ecclesiastic
-
Ecclesiastic
-
Computer
-
Programming
Ev ekonomisi kursuna gidip temelini öğrenebilirsiniz. Evet.
Biraz karmaşık ama temelini gösterebilirim sana.
Bunlar çerçeveye bağlanıyorlar ki o da trambolinin temelini oluşturuyor.
Bunlar çerçeveye bağlanıyorlar ki o da trambolinin temelini oluşturuyor.
Kim olduklarını ve planlarının temelini biliyoruz.
Burada benim gözetimim altında işin temelini öğreneceksin.
Kim olduklarını ve planlarının temelini biliyoruz.
Kim olduklarını ve planlarının temelini biliyoruz.
Politik mualifim Harbin seçim kampanyasının temelini nükleer projemize muhalefet üzerine kuruyor.
Hücresel yaşamın temelini genetik düzeyinde anlayabilir miyiz?
Yani işin temelini ben hazırladım sonuçta.
Bu olayın temelini Atılgan hazırladı.
Bu araştırmanın temelini o atmıştı.
Amerikan kültürünün temelini kastediyorsunuz demek?
Çalışmanın temelini, metodolojisini biliyorum.
Tasarımın temelini… Hank, kes gevezeliği.
Yoksa, her şeyin temelini oluşturan bir esas mı var?
Patladığında genetik kodunuzun temelini bozar ve DNAnızı eritir.
Bu toplumun temelini kuran tetiği çekmeyen bir adam!
Geleceğin temelini bugünden atmalıyız.