TIPI in English translation

type
tarz
yazın
daktilo
çeşit
tipi
türü
grubu
yaz
tipler
blizzard
tipi
kar fırtınası
fırtınası
tipide
fırtına
tipiweather
kind
tür
biraz
nazik
nasıl
kibar
çeşit
tarz
biçim
tip
böyle
look
göz
bakmak
bakış
görünmek
bakın
dinle
bakin
guy
herif
çocuk
eleman
erkek
kişi
oğlan
adam
adamım
bir adamsın
mimetype
tipi
türü
an RBMK
types
tarz
yazın
daktilo
çeşit
tipi
türü
grubu
yaz
tipler
blizzards
tipi
kar fırtınası
fırtınası
tipide
fırtına
tipiweather
looks
göz
bakmak
bakış
görünmek
bakın
dinle
bakin

Examples of using Tipi in Turkish and their translations into English

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
Tipi Bıçağı Cirrus Mağarasında gömülü.
Blizzard Blade is buried in Cirrus Cave.
Tipi, sıcak dalgası.
Blizzards, Heat waves.
Bu adamın tipi nasıI?
What's this guy look like?
Doğa tipi buydu.- burdayken ilgilendiğim.
That kind of nature interested me a lot when I was up here.
Harvard ve Yale tipi, kavga dahi etmemiş adamlar.
These boys, Harvard and Yale types, didn't fight.
Otobanda tipi vardı. O gün.
There was a blizzard on the highway. One day.
Hatta lise tipi bile değildim.
I wasn't even a high school guy.
Sizde tam bir polis tipi var.- Hayır.
Ah. You got that cop look.- No.
Nearynin tek erkek tipi olduğunu asla düşünmedim.
I never thought Neary was a one-man kind of bloke.
Haziranın sonlarına doğru birkaç hafta önceki tipi uzak bir anı gibi kalıyor.
By late June the blizzards of a few weeks before seem a distant memory.
Demek Enriquenin tipi bu?
So that's what Enrique looks like?
Otobanda tipi vardı. O gün.
One day, there was a blizzard on the highway.
Tipi tanımak zorundasınız. Sanırım sizin işinizde her türlü.
I suppose in your business, you have to know all types.
Sizde tam bir polis tipi var.- Hayır.
No.- Ah. You got that cop look.
Özür dilerim de aklındaki kız tipi nedir?
I'm sorry, what kind of girl do you have in mind?
Lenny, eminim karının tipi ne olursa olsun onu sevecektir.
Lenny, I'm sure he will like your wife no matter what she looks like.
Tipi vardı. Kopenhagdan buraya gelmesi beş saatini aldı.
It took him five hours to get here from Copenhagen. There was a blizzard.
Sizde tam bir polis tipi var.- Hayır.
Ah. No. You got that cop look.
Oradaki tipi görüyor musun?
See that guy over there?
Anlaşılan o ki Manhattanda, 55 farklı ekosistem tipi vardı.
And it turns out that Manhattan had 55 different ecosystem types.
Results: 1345, Time: 0.0394

Top dictionary queries

Turkish - English