Examples of using Top in Turkish and their translations into English
{-}
-
Colloquial
-
Ecclesiastic
-
Ecclesiastic
-
Computer
-
Programming
Eğer yorgun değilsen iki top kurabiye parçacıklı dondurma kulağa iyi geliyor.
Nereye gittiğine dikkat et top kafalı. Arnold!
Top ve roketatarlı savaşçılarla dolu kamyonlar Damoura girdi.
Top oynuyorduk, sonra arkamdan geldi…
Sana yolun ortasında top oynamak hakkında ne demiştim?
İki top delilik, üstüne de rezillik.
Top oynuyorduk, sonra arkamdan geldi…
Kasede iki top lütfen.
Korkarım Bentley bu sene top oynayamaz.
Daha hızlı! Albay, top 1 ve 2 hazır!
Dolu.- Birinci top, hazır!
Top oynamak istiyorsan, öteki kardeşlere git.
Her zaman iki top.
Archer, tutuklusun. 1 numaralı top, ateş!
Arnold! Nereye gittiğine dikkat et top kafalı!
Utah sahiline ateş ettiğini bildiğimiz iki top var.
Annen acılar içerisinde kıvranırken, o top oynamaya gitti.
Nerede olduğunu hatırlıyorsun, değil mi? Evet ama şimdi üç top dondurma yedim.
Archer, tutuklusun. 1 numaralı top, ateş!
Arnold! Nereye gittiğine dikkat et top kafalı.