Examples of using Tutman in Turkish and their translations into English
{-}
-
Colloquial
-
Ecclesiastic
-
Ecclesiastic
-
Computer
-
Programming
Ancak önce sevgilim, tutman gereken bir sözün var!
Daha önce… O zaman özel bir dedektif falan tutman gerekir.
Ben çivilerken senin kapalı tutman gerek.
Onu sadece sessiz tutman gerekiyordu.
Daha önce… O zaman özel bir dedektif falan tutman gerekir.
Hayır, o amcık ağzını mikrofondan biraz uzak tutman lazım!
Bu gece senin, dışarda nöbet tutman gerekiyor.
Burası homoseksüel barı olursa erkek garsonlar tutman gerekecek.
Bazen çalışması için düğmeyi bir süre basılı tutman gerekebilir.
Takımı mutlu tutman lazım.
O zaman şirketin parasıyla gereksiz çatılar yaptırmak yerine birini tutman gerekiyor.
Sana çarptığında onu yakalayıp sıkıca tutman gerek.
Eşyaları düzenli tutman gerekiyor.
Onu benden korumak için birini tutman gerekebilir.
Yoksa telefonu benim için tutman gerekecek.
Hâlâ elinle tutman gerektiğini görüyorum.
Çeneni kapalı tutman gerektiğini söylüyorum.
Evini temiz tutman güzel birşey.
Bunu ağzını kapalı tutman için bir deneme olarak düşün.
Mary bunu tutman gerek.