Examples of using Ulus in Turkish and their translations into English
{-}
-
Colloquial
-
Ecclesiastic
-
Ecclesiastic
-
Computer
-
Programming
En iyi saklanan sır, ulus, insan diye bir şeyin olmamasıdır.
Ulus ve ırk bakımından, haritanın dört bir yanındalar.
Burası ulus 603.
Sadece ulus olarak değil tür olarak da.
İki ulus da savaşın eşiğindeydi.
Ulus çapındaki tüm Evanjelistler için!
Ulus çapındaki tüm Evanjelistler için!
Ulus olarak, acılarını paylaştık.
Büyük Ulus Partisinden mi çıktı bu?
Saldırıların bizi ulus olarak değiştirdiğini söylüyorlar.
Ulus için bir karışıklık ordu için bir kâbustu.
Ulus olarak yazgımız şiddetle sınandı. Vatandaşlarım.
Ulus olarak yazgımız şiddetle sınandı. Vatandaşlarım.
Yine de, bütün ulus bu astronotlar için dua etmekte… Pekala.
Ulus inşa etmenin tek yolu bu.
Ulus beklemede.
Ulus Jeff Sharletı izliyor.- Jeff Sharlet.
Ulus ve kraliyet söz konusu olduğunda sizi aşar.
Ulus Gazetesinin Baş Editörü Lee Gang Hee sayesinde.
Ulus Gazetesinden Lee Gang Heeyi arayıp akşam yemeğine davet et.