Examples of using Uyum in Turkish and their translations into English
{-}
-
Colloquial
-
Ecclesiastic
-
Ecclesiastic
-
Computer
-
Programming
Ancak 200 milyon yılda hayatta kalanlar uyum sağlayıp geliştiler.
Diye endişelendik. Buraya uyum sağlayamayabilir.
Uyum meselesini de göz önünde bulundurmalıyız.
Uyum sağlayacaktır.
Tekniğinden gelmiyor. Uyum. Gelişme. Ancak zayıflığın.
Uyum için teste ihtiyacınız yok.
Bazı uyum sorunları yaşıyorum.
Hayatta olduğum sürece uyum sağlayabilirim.
Nereden başlayacağımı bilmiyorum. Mükemmel uyum.
Saray yaşamına uyum sağlayamayan bazı zayıf halkalar var.
Tekniğinden gelmiyor. Uyum. Gelişme. Ancak zayıflığın.
Uyum sorunu olmayacak o zaman?
Bazı uyum sorunları yaşıyorum.
Uyum'', bilirsin?
Özellikle evrenle uyum içinde gibiyim.
Ve her seferinde gezegen kendi kendine yeniden şekillendiğinde üzerindeki canlılar da uyum sağlayıp evriliyor.
Belki de hayatında ilk defa olsun uyum sağlayabilirdin.
Uyum… Haklısın, olay bu.
Sinir sistemleri ilaca uyum sağlayana kadar sessiz durmaları için yatıştırıcı verdim.
Tekniğinden gelmiyor. Uyum. Gelişme. Ancak zayıflığın.
