Examples of using Uyur in Turkish and their translations into English
{-}
-
Colloquial
-
Ecclesiastic
-
Ecclesiastic
-
Computer
-
Programming
Bütün gün uyur sonra da geceleri ayakta olur.
Burada uyur, sonra da giderim.
Efterpi Teyzenin uyur gezer olduğunu sen söylemiştin değil mi?
Ne zaman uyur, uyanır, ne zaman yer.
Onlar uyur ve olduğu yerde kalırlar. Sonsuza kadar.
Uyur yiyerliğimin nedeni üvey babamın sebep olduğu stresten kaynaklanıyor.
Herhâlde bir süre uyur, ne olmuş yani?
Çocuklar hemen yatıp uyur ama çok fazla uyanırlar.
İçinde uyur, yer, içer, sıçar.
Destekleyici sütyenle uyur ve trambolinden uzak durursa tabi.
CryoNovadaki çatırtıfonlar uyur vaziyette bekliyor.
Artık saatlerce uyur. Harika.
Bense uyur ve rüyamda evi görürdüm.
Sadie, gece lambası açık uyur, tamam mı? -Ne?
Sadie, gece lambası açık uyur, tamam mı? -Ne?
Sadie, gece lambası açık uyur, tamam mı? -Ne?
Sadie, gece lambası açık uyur, tamam mı? -Ne?
Direksiyonda uyur ve o kadar.
Biraz uyur, sonra giderim.
Biraz uyur, sonra giderim.