Examples of using Vasi in Turkish and their translations into English
{-}
-
Colloquial
-
Ecclesiastic
-
Ecclesiastic
-
Computer
-
Programming
Mal varlığının idaresi için neden seni vasi tayin ettiği.
Bay Sesselman bir ruh anlaşmacısı ya da tercih ettikleri gibi, vasi.
Vasi, beni buradan götür, lütfen.
Julia ve David isminizi daimi vasi olarak vermiş.
Edin Del Montedeki vasi toplantısına yazıldım.
Bunu yapabilirsin, Vasi.
Oh. Edin Del Montedeki vasi toplantısına yazıldım.
Bundan ötürü kız kardeşini vasi olarak atadı.
Niye senin ismin, hesapta hala vasi olarak görünüyor?
Neyse daha sonra vasi seçme bölümüne geldik.
Vasi aile satırı feragatı belirtiyor.
Steven Greeni vasi tayin ediyorum.
Vasi olmamızı istemiş mi?
Ve şu asıl vasi mereti de ne?
Ya da vasi imzalayabilir. İmzalayamam. Sadece bir ebeveyn.
Veya vasi imzalayabilir. Yapamam, ebeveyn.
Hiç vasi olmamıştım.
Yapamam, ebeveyn veya vasi imzalayabilir.
Bir avukatla görüştüm ve birincil vasi olmak için dava açıyorum.
Bu kızların annesi yasal vasi.