Examples of using Verdin in Turkish and their translations into English
{-}
-
Colloquial
-
Ecclesiastic
-
Ecclesiastic
-
Computer
-
Programming
Ben seni…- Verdin.- Evet.
Bu görevlerin onuru adına hayatını bu tapınağa verdin.
Ben seni…- Evet.- Verdin.
Bende sana parmağı veriyorum. Sen bana altını verdin.
Ben bakarım dedim. Sen verdin.
Şık'' deyimine tamamen yeni bir anlam verdin.
Bakmadan mı verdin ilacı adama?
Zaten verdin ve bunu görmüyorsun.
Neden bu evi satın almasına izin verdin?- İzin vermek mi?
Çünkü bana söz verdin, ha?
Bozuk para verdin diye adımı söyleyecek miyim sandın?
Söz verdin, birlikte çalışacağız.
Kamyonetine isim verdin, değil mi?
Verdin zaten Barry.
Kızıma sihri sen verdin, karım ve oğullarım ayıya dönüştüler.
Başarılı bir devriye verdin, şimdi 2. sini istiyor.
Clonazepam verdin, değil mi?
Ne kadar verdin?!
Canını verdin sahiden canını S.H.I.E.L.D. için verdin. .
Sen de bunun karşılığını verdin, değil mi?