Examples of using Vurdum in Turkish and their translations into English
{-}
-
Colloquial
-
Ecclesiastic
-
Ecclesiastic
-
Computer
-
Programming
Bugün ona vurdum.
Los Angelesa döndüm ve babamı gören adamı vurdum.
Kavga ettik ben bir şişe ile ona vurdum… ve o panikledim.
Küçük bir kızı vurdum.
Suratına vurdum ve kanı aktı.
Hapı verdim, vurdum, her şeyi.
Dibe vurdum ve doğru yolu bulmak için buraya geldim.
Çünkü onu ne vurdum, ne de onunla binadan atladım.
Ben… vurdum, ama hiçbir şey yapmadı.
Hepsini vurdum onlar orada olduğumu bile anlamadan.
Neden sana vurdum, biliyor musun?
Çok sert vurdum, değil mi?
Vurdum, kuyruğunu da yedim.
Suratına vurdum ama yürümeye devam etti.
Ben ona vurdum Albay Mills.
Kapıya vurdum ama senin jet motorlu saç kurutucundan ses gitmedi.
Sana sert vurdum, özür dilerim.
Seni daha önce vurdum, yine yaparım!
Suratından vurdum onu.