Examples of using Yagmur in Turkish and their translations into English
{-}
-
Colloquial
-
Ecclesiastic
-
Ecclesiastic
-
Computer
-
Programming
yok kadin yagmur çizmesidir.
Yagmur yagiyordu da umurumuzda bile degildi.
Viskimizi yudumlarken, yagmur çimlere düsüyor.
Yagmur yagiyordu efendim.
Bahçivan bunu disarda birakmis. Yagmur felaket yagiyor.
Yagmur yagiyormus, ve.
Yorgundunuz karanlikti, yagmur vardi.
sonra yagmur basladi.
Az once yagmur basladi.
Bir haftadir yagmur yagiyordu.
Kan ya da sürükleme izi görmüs olmalisin. Yagmur yagiyordu efendim.
Kan ya da sürükleme izi görmüs olmalisin. Yagmur yagiyordu efendim?
O gece yagmur yagiyordu.
Keske sadece yagmur yagdiginda açilan bir tiyatrom olsa.
Yagmur çok sert yagıyor.
Yagmur yagmasını umalım.
Yagmur Getiren.
Yagmur Getiren Ölümün Gölgesini katleden adam korkuyor mu?
Yagmur yagmak zorundaydi.
Dün akşam yagmur yagdı ve senin için yagdırdıgım kar patates püresi oldu.
