Examples of using Yazarken in Turkish and their translations into English
{-}
-
Colloquial
-
Ecclesiastic
-
Ecclesiastic
-
Computer
-
Programming
Diodorus kitabını yazarken diğer Yunan ve Romalı tarihçilerden yararlanmıştır.
Adresi yazarken yanlışlıkla bir isim sonrasına atlamış olmanız gerek.
O kitapları yazarken ne hale geldiğinin farkında mısın?
Bazen yazarken, kendimi bir buyruk altında hissediyorum.
Size bu mektubu yazarken, hayatımın en dip noktasında bulunuyorum.
Yazarken bana yardımcı oluyor.
Yazarken ana pencereyi gizle.
Kelimeler yazarken bile bizi iyi hissettirir.
Bunu yazarken acayip ilham gelmişti.
Şifreyi yazarken görmüştüm seni.
Müzik yazarken nereden ilham alıyorsun?
Ama Vegas Mafyaları kitabımı yazarken, Michael Scarnoyu duyduğumu hatırladım.
Yazarken de okuma gözlüğünü takmıyor musun?
Ama bu mektubu yazarken bile, bunu yapmayacağını biliyorum.
Kitabımı yazarken sana bir mail yollamıştım.
Bunları yazarken Hugo hemen yanımda uzanıyor.
Yazarken beni bilirsin.
Revalus Bekleyişi yazarken bunu kullanmıştı.
Sana çek yazarken kızgın olmamı istemezsin değil mi?
Ama hep yazarken ve kitaplarda teselli buldum.
