Examples of using Yerin in Turkish and their translations into English
{-}
-
Colloquial
-
Ecclesiastic
-
Ecclesiastic
-
Computer
-
Programming
Midway uzun zamandır bu yerin peşindeydi.- Sattım.
Paskalya yumurtalarimi yerin 1,5 m altina gömdün.
Sen-- Senin yerin elektrik sandalyesi! Katilsin!
Yerin döşenme şekli bu oda olması gerekenin yarısı kadar.
Bu yerin sahipleri dönüp gelirlerse ne olur?
Ayrıca bir tane kızılderilinin olduğu yerin etrafında, düzinelercesi vardır.
Çok daha fazla yerin gözetim ihtiyacı var Şerafeddin.
Göklerin ve yerin mülkü Allahındır. Dilediğini yaratır.
Midway uzun zamandır bu yerin peşindeydi.- Sattım.
Yerin ne kadar dibine girdiği umrumda değil.
Senin yerin saha değil golf kulübü.
Yerin yandığı filan yok.
Ted R, bir bok parçasının yaşaması gereken yerin, burası olduğunu söyledi.
İyimserliğini takdir ediyorum… ama maalesef ki Stefan daha bu yerin varlığından habersiz.
En fazla saklandıkları yerin neresi olduğunu bilmiyorum.
Göklerin ve yerin hâkimiyeti Allahındır.
Midway uzun zamandır bu yerin peşindeydi.- Sattım.
Cevap yerin derinliklerinde yatıyor.
Nereden geldiğini bilmiyorum ama yerin burası değil.
Dedem hepsini yerin altına sakladı.
