YERLILER in English translation

natives
yerli
yerel
ana
doğal
özgü
kızılderili
anavatanı
anadili
ana dilini
indians
kızılderili
yerli
hintliler
hindistanlı
locals
yerel
yerli
bölge
lokal
bölgesel
yöre
buralı
mahalli
injuns
kızılderili
yerlilerin
the grounders
dünyalılar
yerliler
the bushmen
buşmanlar
indigenous
yerli
yerel
özgü
halkım
kızılderili
native
yerli
yerel
ana
doğal
özgü
kızılderili
anavatanı
anadili
ana dilini
local
yerel
yerli
bölge
lokal
bölgesel
yöre
buralı
mahalli

Examples of using Yerliler in Turkish and their translations into English

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
Sessiz-av, Yerliler tarafından mükemmelleştirilmiş bir sanattır.
The still hunt is an art perfected by the Indian.
Yerliler çekilirken Promontory zirvesine programdan erken varacağız.
With the natives in retreat, we will be in Promontory Summit ahead of schedule.
Yerliler karanlıkta yaşıyorlar.
The savages live in total darkness.
Aslında, eğer Yerliler 1626 yılında o parayı yatırsaydı.
Actually, if the Lenape had invested that money starting in 1626.
Yerliler saldırdı.
Lndianen attacked us.
İngilizlerle Yerliler arasında bir köprü kurma düşlerini canlı tutmak için mücadele ettiler.
They struggled to keep alive their dream of building a bridge between English and Indian.
Yerliler artık kimsenin umurunda değil.
People don't care about the Indians no more.
Şişko Çocuk'' yerliler için bir mucize gibiydi.
Fat Boy looked like a miracle to the local Zambus.
Yerliler sorun çıkardı mı Calam?
Any Injun trouble, Calam?
Yerliler bunu yapmaz.
A native wouldn't do it.
Yerliler, sinekler ve pislik kimin umurunda?
Who cares about the natives? the flies and the dirt?
Yerliler gibi, eyersiz biniyordun.
You rode bareback like an Indian.
Ya yerliler?
What about the indians?
Yerliler tekrar sakinleştiler.
The inhabitants calmed down again.
Yerliler daha iyidir, beyaz adam dan daha çok çocuk yaparlar.
Indian better, make more children than white man.
Yerliler bu dağın lanetli olduğunu söylerler.
Cherokees say that this mountain is cursed.
Yerliler Kara Tepeleri savunmak için birleşti
Every Indian gathered to defend the Black Hills
Burda geçireyim dedim yerliler üzerine etnololjik çalışmalar yaparak.
Just thought I would spend it down here making some ethnological studies of the natives.
Yamaçlar, yerliler ve tabu.
Cliffs, savages and the taboo.
Yerliler için suç yok Bay Orcutt.
No offense to the locals, Mr. orcutt.
Results: 1305, Time: 0.044

Yerliler in different Languages

Top dictionary queries

Turkish - English