INJUN in Turkish translation

kızılderili
indian
injun
native american
redskin
lndian
squaw
cherokee
yerli
native
local
domestic
indian
indigenous
aboriginal
resident
vur onu kızılderili
kızılderilinin
indian
injun
native american
redskin
lndian
squaw
cherokee
yerliler
native
local
domestic
indian
indigenous
aboriginal
resident
kızılderililer
indian
injun
native american
redskin
lndian
squaw
cherokee
kızılderiliye
indian
injun
native american
redskin
lndian
squaw
cherokee
bir kızıiderili

Examples of using Injun in English and their translations into Turkish

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
I hear these mοuntain bοys have gοt, uh… Injun blοοd in them.
Bu dağ çocuklarının içlerinde Kızılderili kanı taşıdığını duydum.
Nigger, Injun, white man, all mixed up.
Zencisi, kızılderilisi, beyazı, hepsi birbirine karıştı.
Fellas, I wanna hunt this white Injun down same as you.
Bu beyaz Kızılderiliyi sizin gibi ben de yakalamak istiyorum beyler.
You turned Injun, didn't you?
Kızılderililere döndün, değil mi?
Didn't know there was Injun trouble.
Orada Kızılderililerin bir sorun olduğunu bilmiyordum.
Didn't know there was any Injun trouble around here.
Orada Kızılderililerin bir sorun olduğunu bilmiyordum.
Who's gonna believe a lyin' Injun?
Yalancı bir Yerliye kim inanır!
I just might hang you and that Injun to the same tree, Ben.
O Kızılderiliyle seni aynı ağaca asabilirim Ben.
Honest Injun, Django.
KIzIlderili sözü, Django.
You're gettin' too old for injun fightin', Henry.
Kızılderililerle savaşmak için yaşlandın Henry.
Ain't Injun ponies, anyways.
Yerlilerin atları değil nasılsa.
What is that, some Injun name for Beelzebub?
O da ne, İblisin Kızılderilice karşılığı mı?
This ain't no common injun.
Bu bizimle işbirliği yapan kızılderililerden değil.
Not just horse thieves, any Injun.
Sadece at hırsızlarından değil, Yerlilerden.
You know, Adams… What married the Injun.
Hani şu Kızılderiliyle evlenen.
Yeah, come off an Injun a big buck by the name of.
Evet, büyük para adındaki bir Kızılderiliden çıktı.
You gonna catch up with that Injun party?
Yoksa, bir Kızılderili partisi mi?
Come on, Injun, get up.
Hadi Kιzιlderili, kalk.
What's the law about an injun fornicating with a white woman?
Bir Kızılderilinin beyaz bir kadınla zina etmesine yasalar ne diyor?
We shot ourselves an Injun or maybe two or three.
Kendimize bir Kızılderili vururuz ya da belki 2 hatta 3.
Results: 225, Time: 0.046

Top dictionary queries

English - Turkish