Examples of using Yerli in Turkish and their translations into English
{-}
-
Colloquial
-
Ecclesiastic
-
Ecclesiastic
-
Computer
-
Programming
Çöp dükkânı yani. Ben Jan, yerli kuaför, antika satıcısı.
İngiliz yönetimine karşı yerli Avustralyalı direnç.
Ne topluluğu?- Yerli olan.
Organizatörler bir dizi yerli ve yabancı katılımcıyı çekmeyi umut ediyorlar.
Yerli Kızılderili boylarından biriydiler.
Neden yerli gibi giyindin?
Yerli dediğin kim?
Bu bir yerli Amerikan rüya tutucusu.
Onun büyükbabası yerli bir Liechtensteinlıdır.
Önceden her şey yerli yerindeydi ama şimdi, kaos başladı.
Sergi için gerekli kaynak yerli ve uluslararası bağış kuruluşları tarafından karşılandı.
Yerli olmadığım için beni sevmezdi. Demek istediğim, başka kimle konuşacaktı ki?
Onlar yerli, sınır devriyesi değil.
Yerli öndeydi.
Bu yerli Amerikan geleneğidir.
Yerli işaret diliyle anlatmış,'' Yerden topladım.
Evrakları yerli yerindeydi.
Herşey yerli yerinde, değil mi Max?
Ben yerli Fransızca konuşmacıyım.
Yerli ve yumuşak çocuk nerede?