Examples of using Zerre in Turkish and their translations into English
{-}
-
Colloquial
-
Ecclesiastic
-
Ecclesiastic
-
Computer
-
Programming
Bana o sadist küçük beyninle, zerre kadar bir açıklama yap.
Ona sen bakacaksın, zerre vermem daha.
Yeni yıl geldi ama sen hala zerre değişmedin.
Ben sadece bağlı zerre.
Kim de zerre kadar kötülük yapmışsa onu görür.
Zerre ağırlığınca şer yapan da onu bulur.
Çünkü zerre kadar maceraperest değilsin. Hayır.
Harris, zerre kadar bile umut varsa bunun peşinden gitmem gerek.
Onun arkadaşı olduğunu söylüyorsun ama halen Onun mutluluğunu zerre umursamıyorsun.
Hiç kimse benim Cumartesi günü ne yapacağımı zerre umursamıyor.
Hayır, inan zerre kadar kalmayacağım.
Her kim, zerre kadar şer işlemişse onu görecektir.
Zerre ağırlığınca şer yapan da onu bulur.
Harris, zerre kadar bile umut varsa bunun peşinden gitmem gerek.
Zerre sıcakkanlı değildi.
Vay, bu mekan zerre değişmemiş.
Suçlunun sosyal konumu zerre umurumda olmaz.
Tatlım benim ne düşündüğüm zerre önemli değil.
Kim zerre kadar iyilik yapmışsa onu görür.
Zerre ağırlığınca şer yapan