Examples of using Zerresi in Turkish and their translations into English
{-}
-
Colloquial
-
Ecclesiastic
-
Ecclesiastic
-
Computer
-
Programming
bir C-8 zerresi bile suyu güvensiz yapar.
Ülkemizde, Amerikan halkına karşı nefretin zerresi bile yok.
Belki o soğuk ve karanlık kalbinde ufacık miniminnacık bir içtenlik zerresi olabilir.
Şimdi, bir tuz zerresi için geçerli olan düzenlilik derecesiyle… kendini idare eden doğa yasalarına sahip bir evren hayal edin.
Ya o alçak Yankiler diğer gözüme bir toz zerresi atarsa?
Çünkü bu ilişkinin tamamı… hepimizin çektiği acıların ve çilenin her zerresi… trajik ve gizemli bir yanlış anlamanın sonucu.
O kadar ayrıntıcı oldu ki, bir şey yarım santimetre yerinden oynasa… ya da herhangi bir şeyin üzerinde bir toz zerresi olsa, hemen fark ediyor.
Bazen deli olduğumu söylüyorlar, ama… deliliğin zerresi en iyi sanattır.
Çünkü bu ilişkinin tamamı… hepimizin çektiği acıların ve çilenin her zerresi… trajik
O kadar ayrıntıcı oldu ki, bir şey yarım santimetre yerinden oynasa… ya da herhangi bir şeyin üzerinde bir toz zerresi olsa, hemen fark ediyor.
Bazen deli olduğumu söylüyorlar, ama… deliliğin zerresi en iyi sanattır.
Çünkü bu ilişkinin tamamı… hepimizin çektiği acıların ve çilenin her zerresi… trajik
O kadar ayrıntıcı oldu ki, bir şey yarım santimetre yerinden oynasa ya da herhangi bir şeyin üzerinde bir toz zerresi olsa, hemen fark ediyor.
Çünkü bu ilişkinin tamamı… hepimizin çektiği acıların ve çilenin her zerresi… trajik
Vücudumun her zerresi karşı çıkmak istese
Bir keresinde CERNdeki hızlandırıcıya tek bir toz zerresi girdiğini ve düzeltmenin 6 ay sürdüğünü duydum.
Her şeyini verirsin bu… rahatlığın zerresi için, tenin tenini değme hissi ve sana'' her şey yolunda, ben buradayım'' deyişi.
Genede, bana yaptığı bütün iyilik için bir kum zerresi de olabilir.
Ayrıca insanlı uzay uçuşları için son derece tehlikeli olabilecek, sert güneş zerresi radyasyonunun nadir olay olduğu algılandı.
Ailelerin yanından küçük kızları kaçırıp içlerinde iyiliğin zerresi kalmayana kadar acımasızca cezalandırıyorlar.