ZEVKI in English translation

pleasure
zevk
memnun
keyif
haz
memnuniyet
tatmin
şerefi
mutluluk
keyfi
rızasını
taste
lezzet
zevk
tadı
tat
tadımlık
joy
neşe
sevinç
zevk
joyun
eğlence
keyif
haz
mutluluk
keyfi
fun
eğlence
eğlenmek
komik
zevk
keyif
eğleneceğiz
satisfaction
tatmin
memnuniyet
memnun
haz
zevki
doyum
enjoyment
zevk
geçimi
yaşatsak
geçindirdik
yararlandırsak
bir menfaatten ibarettir
nimetlenme
bir keyif
bir metadan ibaret
enjoying
keyif
zevk
tadını çıkar
tadını
afiyet olsun
keyfini çıkarın
hoşlanır
eğlen
eğlenin
delight
zevk
keyif
hoş
sevinç
lokumu
hazzı
nimetlerle
mutlu
memnun
lokumudur
ecstasy
ekstazi
zevk
coşku
ectasy
mutluluk
vecdini
mest olma
bir ekstazi
esriklik
gratification
haz
memnuniyet
tatmini
zevki
katılırdınız

Examples of using Zevki in Turkish and their translations into English

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
Her biri bir erkeğin zevki. Evet, kadınlar.
Each one a man's delight. Yes, females.
Neden tüm zevki siz çıkarasınız?
Why should you have all the fun?
Efendim, müsaadenizle, ona bu zevki vermemelisiniz bence.
Sir, respectfully, I do not think you should give him the satisfaction.
Ama Kirkten farklı olarak parayı sadece kendi zevki için harcamayı seviyordu.
But unlike Kirk his only interest in money lay in spending it for his own gratification.
Dünün Casusları, Mükemmel Casus, Bir Amerikan Casusu… Sanat Zevki?
Yesterday's Spy, Perfect Spy, An American Spy… Enjoying Art?
Yani adam kızları kendi kişisel zevki için filme alıyormuş.
So this guy's been videotaping girls for his own personal enjoyment.
Yani hiç zevki bulamadık mı?
You said that we never found ecstasy.
Ve sonrasında Derek Loganı yok ettin. Yaşıtlarının zevki için.
And then you destroyed Derek Logan, to the delight of your peers.
Ona bu zevki vermeyin.
Don't give him the satisfaction.
Sana çok yabancı geliyor çünkü senin ailenin zevki yok.
It just feels alien to you because your family's not fun.
Ölümün zevki. İyi misin?
You okay? The ecstasy of death?
Bilirsin, akşamüstü zevki?
You know, Afternoon delight?
Yapma -Ona bu zevki vermeyin profesör.
Don't give him the satisfaction, Professor.
Banyoda parmak zevki?
Finger fun in the bathroom?
Ölümün zevki. İyi misin?
The ecstasy of death. You okay?
Ona o zevki vermem.
I wouldn't give him the satisfaction.
İstemiyorum. Tek başına içmenin zevki yok.
It's no fun drinking alone. I'm good.
Ona bu zevki verme.
Don't give him the satisfaction.
Tek başına içmenin zevki yok.
It's no fun drinking alone.
İyi misin? Ölümün zevki.
The ecstasy of death. You okay?
Results: 1065, Time: 0.0416

Top dictionary queries

Turkish - English