Examples of using Zevki in Turkish and their translations into English
{-}
-
Colloquial
-
Ecclesiastic
-
Ecclesiastic
-
Computer
-
Programming
Her biri bir erkeğin zevki. Evet, kadınlar.
Neden tüm zevki siz çıkarasınız?
Efendim, müsaadenizle, ona bu zevki vermemelisiniz bence.
Ama Kirkten farklı olarak parayı sadece kendi zevki için harcamayı seviyordu.
Dünün Casusları, Mükemmel Casus, Bir Amerikan Casusu… Sanat Zevki?
Yani adam kızları kendi kişisel zevki için filme alıyormuş.
Yani hiç zevki bulamadık mı?
Ve sonrasında Derek Loganı yok ettin. Yaşıtlarının zevki için.
Ona bu zevki vermeyin.
Sana çok yabancı geliyor çünkü senin ailenin zevki yok.
Ölümün zevki. İyi misin?
Bilirsin, akşamüstü zevki?
Yapma -Ona bu zevki vermeyin profesör.
Banyoda parmak zevki?
Ölümün zevki. İyi misin?
Ona o zevki vermem.
İstemiyorum. Tek başına içmenin zevki yok.
Ona bu zevki verme.
Tek başına içmenin zevki yok.
İyi misin? Ölümün zevki.