REPLICATOR - Turkce'ya çeviri

çoğalıcı
replicator
çoğalıcıların
replicators
kopyacı
copy
cheat
duplicate
clone
copycat
replica
duplicant
replication
bir çoğalıcı
replicator
sentezleyici
to synthesise
to synthesize
kopyalayıcı
replicator
duplicator
copier
kopyacıyı
copy
cheat
duplicate
clone
copycat
replica
duplicant
replication
bir kopyalayıcıyı
bir çoğalıcının

Replicator Ingilizce kullanımına örnekler ve bunların Turkce çevirileri

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
What's that?- Replicator communication data.
Bu ne?- Çoğalıcıların haberleşme verileri.
O'Neill would never allow a replicator access to SGC.
ONeill bir çoğalıcının SGCye girmesine asla izin vermeyecektir.
The mass of replicator blocks are moving away from the event horizon.
Bir çoğalıcı bloğu kütlesi ufuk çizgisinden uzaklaşıyor.
I have been slaving over that replicator program for hours.
O sentezleyici programının üzerinde saatlerce köleler gibi çalıştım.
Which means that one of the people reading these reports has gotta be the Replicator.
Ve bu raporu okuyanlardan birinin kopyacı olduğunu gösteriyor.
Believe me, if we don't find that Replicator or this self-destruct command.
İnan bana, o Kopyacıyı ya da kendini yok etme komutunu bulamazsak.
He wants the Replicator classified inactive.
Kopyacının aktif değil olarak değerlendirilmesini istiyor.
That's what the Replicator-- that's what the Replicator said.
Bu kopyacının söylediği şey.
I'm gonna shut down the system before the Replicator can.
Kopyacıdan önce sistemi kapatmaya çalışacağım.
I'm having a little trouble with my replicator again.
Tekrar sentezleyicimle ufak sorunlar yaşıyorum.
Remember when Dr. Weir was attacked by that Replicator.
Doktor Weir o Çoğalıcı tarafından saldırıya uğramıştı hatırlıyor musun.
I'm not talking about creating anything with normal replicator abilities.
Normal Çoğalıcı kabiliyetine sahip bir şey yapmaktan bahsetmiyorum.
The replicator in his quarters has not been used.
Sentezleyici ve kamarası kullanılmamış.
The human-form replicator is attempting to probe your mind.
İnsan şeklindeki çoğalıcı zihnini incelemeye çalışıyor.
Date with a replicator.
Sentezleyici ile bir randevum var.
You want to make your own replicator?
Sen kendi Çoğalıcını yapmak mı istiyorsun?
This planet's surface is covered by replicator blocks.
Gezegenin yüzeyi çoğalıcı bloklarıyla kaplı.
I use it to enhance the replicator system.
Sentezleyici sistemini geliştirmek üzere kullandığım bir güç düğümü.
he called the replicator. It selfishly copies.
o buna replikatör adını takmıştı, kendini bencilce kopyalar.
They will rendezvous with us once they have determined no replicator vessels escaped.
Hiçbir çoğalıcı gemisinin kaçmadığını tespit ettiklerinde bizimle buluşacaklar.
Sonuçlar: 186, Zaman: 0.1293

En çok sorulan sözlük sorguları

Ingilizce - Turkce