STARTED ASKING - Turkce'ya çeviri

['stɑːtid 'ɑːskiŋ]
['stɑːtid 'ɑːskiŋ]
istemeye başladığında
sormaya başlarsa diye
sormaya başladığında
sormaya başladığı

Started asking Ingilizce kullanımına örnekler ve bunların Turkce çevirileri

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
Because of your dreams, you and Cynthia started asking questions about Johanna Wheeler.
Rüyan sayesinde, sen ve Cynthia Johanna Wheeler hakkında sorular sormaya başladınız.
And we started asking them all questions.
Ve biz onlara bütün soruları sormaya başladık.
Then you started asking questions in front of all those people.
Ardından sen, bir sürü kişinin önünde sorular sormaya başladın.
As soon as I entered the class, the students started asking questions.
Ben sınıfa girer girmez öğrenciler sorular sormaya başladılar.
I bet Beaman started asking questions.
Eminim Beaman sorular sormaya başlamıştı.
Then me and this girl started asking too many questions.
Sonra bu kız ve ben çok soru sormaya başladık.
So I started asking for everything.
O yüzden ben de her şeyi istemeye başladım.
The police started asking questions.
Polis sorular sormaya başlamıştı.
Since your little girl started asking why her mommy is so sad.
Kızın senin niye bu kadar üzgün olduğunu sormaya başladığından beri.
So after that, people started asking questions about my dad.
Sonraları insanlar babamla ilgili sorular sormaya başladılar.
Ronny started asking him for photos.
Ronny fotoğraf istemeye başlamış.
And then when Medina started asking questions, he was killed.
Medina sorular sormaya başlayınca da öldürüldü.
Eventually they would look at you. You knew if enough people started asking questions.
Yeterince insan soru sormaya başlarsa… sana ulaşacaklarını biliyordun.
You knew if enough people started asking questions, eventually they would look at you.
Yeterince insan soru sormaya başlarsa… sana ulaşacaklarını biliyordun.
So just after we started asking them about this.
Biz soru sormaya başladıktan hemen sonra.
She wasn't against me until you started asking your questions.
Sen soru sormaya başlayıncaya kadar bana karşı filan değildi.
The chief would still be alive if I hadn't started asking questions.
Eğer soru sormaya başlamasaydım Müdür hâlâ yaşıyor olabilirdi.
So the disciples started asking among themselves.
Bu yüzden müritler kendi aralarında sorgulamaya başladılar.
After I brought Sharon to Nicole's wedding, everybody started asking about her.
Nicole'' un düğününe Sharonu getirdikten sonra, herkes onun hakkında soru sormaya başladı.
But then, suppose the police started asking questions about Goldie.
Ama sonra, polis Goldie hakkında soru sormaya başlayacaktı.
Sonuçlar: 137, Zaman: 0.0374

Kelime çeviri

En çok sorulan sözlük sorguları

Ingilizce - Turkce