A BURN in Turkish translation

[ə b3ːn]
[ə b3ːn]
yanık
burn
singed
tan
scorched
the burning
burnt-out
yanma
burn
of burning
on fire
to be incinerated
yakma
burn
light
cremation
fire
to cremate
to hurt
burning down
a bonfire
yanığı
burn
singed
tan
scorched
the burning
burnt-out
yanmış
burn
of burning
on fire
to be incinerated
bir ateşleme

Examples of using A burn in English and their translations into Turkish

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
I left him treating a burn.
Bıraktığımda bir yanığı tedavi ediyordu.
I think you're confusing a burn with just talking.
Sanırım kapak yapmayı sadece konuşmakla karıştırıyorsun.
Looks like a burn to me.
Bana bir yanık gibi geldi.
She had to be choppered to a burn unit in San Diego.
Helikopterle San Diegodaki bir yanık ünitesine götürüldü.
You got a burn and it came down from the future
Bir yanık var ve gelecekten geldi
That wasn't a burn.
Bir yakma değildi o.
As was the person he was talking to. Unfortunately, he was talking on a burn phone.
Ne yazık ki kullan-at telefonlardan kullandığı için konuştuğu kişiye ulaşamadım.
Mommy! What a burn.
Ne yanış? Anne.
To ingest for a burn?
Yanık için mi yutuyor?
To ingest for a burn?
Yanık için mi?
They sure picked the right place to practise a burn on.
Kesinlikle, yangın tatbikatı yapacakları yeri doğru seçmişler.
House, you can't wake up a burn victim to play twenty questions.
House, bir yanık hastasını'' 20 soru oynamak için uyandıramazsın.
To look at the outside of the foot. For a burn, you really just need.
Bir yanık için ayağın dışına bakmak yeterli.
Why would y'all tell dispatch there was a burn victim?
Merkeze neden bir yanık kurbanı olduğunu söylediniz?
A burn notice can mean kill or capture.
İfşa bildirisi, öldür ya da yakala demek olabilir.
A burn notice can mean kill or capture.
Bir yakma uyarısı, öldürmek veya yakalamak anlamına gelebilir.
Is that a burn? Detective?
Detektif. Yanık mı bu?
Convinced our superiors to issue a burn notice.
Üstleri, ifşa bildirisi çıkarmaya ikna etti.
You don't have a scar like a burn or feel pain?
Yanan bir yaran veya ağrın var mı?
I'm gonna need a burn unit.
Yakmak için bir takım gerekiyor.
Results: 151, Time: 0.0437

Word-for-word translation

Top dictionary queries

English - Turkish