A KIDNAPPER in Turkish translation

[ə 'kidnæpər]
[ə 'kidnæpər]
fidyeci
ransom
çocuk hırsızı
kaçırma
to miss
kidnapping
to kidnap
to abduct
to lose
miss.
taking
smuggling
hijacking
to elope
kaçıran
took
kidnapped
abducted
missed
captor
kaçıran kişi
kidnapper
abductor
whoever took
the one who kidnapped
man who kidnapped
the guy who kidnapped

Examples of using A kidnapper in English and their translations into Turkish

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
I don't know yet that he is a kidnapper, so neither do you.
Henüz suçlu olduğunu bilmiyorum. Sen de bilmiyorsun.
Denzel's on the trail of a kidnapper in this one.
Denzel bunu kaçıranların izini sürüyor.
Maybe you're a kidnapper, too.
Belki de çocuğu kaçıran kişi sensin.
Your husband's a murderer and a kidnapper.
Kocan adam kaçırıyor ve bir katil.
A kidnapper bull, incredible!
Çocuk kaçıran polis… Gerçekten inanılmaz!
You're a kidnapper, and you're a sick weirdo.
Neler olduğunu biliyorum. Sen bir fidyeci ve hasta adamın tekisin.
The authorities are looking for a kidnapper.
Yetkililer kaçırılan bir adamı arıyorlar.
Piper said she had property in the mountains nearby where you caught a kidnapper.
Piper bir çocuk hırsızını… dağlık arazide yakaladığınızı söylemişti.
A kidnapper? Yeah, our villagers keep disappearing almost nightly.
Adam kaçıran mı? Evet, ardı ardına köy sakinleri sırra kadem basıp duruyor.
I'm not a kidnapper.
Ben bir çocuk hırsızı değilim.
The idea that she's a kidnapper, it's ridiculous.
Çocuk kaçıran olduğu düşüncesi rezalet.
He has a record as a pickpocket, not a kidnapper or molester.
Yankesicilik kaydı var, çocuk kaçırma ya da tacizle suçlanmıyor.
I'm not a kidnapper.
Ben cocuk hırzızı değilim.
You keep the money, you're a kidnapper.
Parayı alırsan, adam kaçırmış olacaksın.
He went in as a poker player, not a kidnapper.
İçeri pokerci olarak girdi, adam kaçırmaya değil.
But I'm sure the kidnapper wants whatever a kidnapper wants. Nothing.
Hiç bir şey. Ama eminim ki gitarı kaçıran… her adam kaçıranın istediğini istiyordur.
So, that makes me a kidnapper.
Yani ben adam kaçırırım.
Because once a kidnapper… gets the money, why take the chance you can identify him?
Çünkü fidyeci bir kere parayı alırsa… neden kimliğini teşhis ettirme riskine girsin ki?
He's a thief, a conman, a kidnapper, a wanted criminal,
O, bir hırsızdır, adam kaçıran, aranan bir suçlu,
Of someone you think is a kidnapper? Yeah. You had your little sister break into the house?
Evet. Küçük kardeşini çocuk hırsızı olduğunu düşündüğün birinin evine izinsiz mi soktun?
Results: 56, Time: 0.0716

Word-for-word translation

Top dictionary queries

English - Turkish