A KILLER in Turkish translation

[ə 'kilər]
[ə 'kilər]
bir katil
killer
murderer
assassin
öldürücü
to die
death
dead
killed
bir katili
killer
murderer
assassin
bir katilin
killer
murderer
assassin
bir katile
killer
murderer
assassin

Examples of using A killer in English and their translations into Turkish

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
So now we're taking orders from a killer.
Bir katilden emir almaya başladık bakıyorum.
We got a killer out there and our best lead is getting deported.
Dışarılarda dolaşan bir katilimiz var ve en iyi ipucumuz iade ediliyor.
We got a killer who does costume changes.
Kostüm değiştiren bir katilimiz var.
A killer who kills people!
İnsan öldüren bir katilim!
My family and I are receiving psychotic death threats from a killer.
Ailem ve ben, bir katilden psikopat tehditler alıyoruz.
Time is a killer, isn't it, folks?
Zaman bir katildir, değil mi dostlar?
Go ahead, you're a killer now, right?
Devam et. Zaten şimdi bir katilsin, değil mi?
What kind of a killer was he?
Ne çeşit bir katildi bu?
A woman runs from a killer and hides.
Kadının biri bir katilden kaçıyor ve saklanıyor.
And we cannot condemn her, because she does not believe this man was a killer.
Bu adamın bir kâtil olduğuna inanamadığı için de, onu suçlayamayız.
That makes you a killer.
Sen de bir katilsin yani.
You didn't exactly tell us there was a killer on the loose, Billy.
Ortalıklarda başıboş dolaşan bir katilden bahsetmedin, Billy.
We have a killer.
Bir katilimiz olur.
You're nothing but a killer!
Bir katilden başka bir şey değilsin!
You're a coward and a killer.
Korkak bir katilsin!
We have got a killer out there, and his weapon of choice is hellbug.
Dışarıda bir katilimiz var ve seçtiği silah cehennem böceği.
I killed so many over there. I'm a killer.
Ben bir katilim. Orada çok fazla insanı öldürdüm.
You"re a killer, A depraved monster!
Sen bir katilsin, karanlığıyla yolunu bulan ahlaksız bir canavarsın!
I used to believe in something, not anymore. a killer.
Bir katilim. Eskiden birşeye inanırdım.
Still a street animal. Still a killer.
Hâlâ bir katilsin. Hala bir sokak hayvanısın.
Results: 3387, Time: 0.0644

Word-for-word translation

Top dictionary queries

English - Turkish