KATIL in English translation

killer
katil
öldürücü
murderer
katil
cinayet
câni
assassin
katil
bir suikastçi
tetikçi
suikastçı
bir suikastçiyi
shooter
tetikçi
katil
atıcı
saldırgan
vuran kişi
nişancı
ateş edeni
ateş eden
vuran adam
silahı
murderous
katil
cani
cinayet
ölümcül
ölüm saçan
öldürücü
tehlikeli
kanlı
öldürme
killers
katil
öldürücü
murderers
katil
cinayet
câni
assassins
katil
bir suikastçi
tetikçi
suikastçı
bir suikastçiyi

Examples of using Katil in Turkish and their translations into English

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
Katil köprü boyunca silahı herhangi… bir yere atmış olabilir.
The shooter could have tossed the gun anywhere along the bridge.
Tamam ama katil suratı yapıyorsun.
Okay, but you're making a murder face.
Tomun katil olduğunu önermek için hiçbir kanıt yok.
There's no evidence to suggest that Tom was the killer.
Leydi Dedlock, katil.''- Ne olmuş yani?
Lady Dedlock, murderess." And what of it?
Katil ve aldatma dışında, buradaki herkes çok kibar.
Everyone is so polite here. Except for the murder and cheating.
Birimiz katil, bunu siz de hissediyorsunuz, değil mi?
One of us is a murderer and you feel that too, don't you?
Senin şu küçük gizli katil zulandan başka kimin haberi var?
Who else knows about your secret little slayer stash?
Katil sen olabilirsin yani.
You could be the murderer.
Katil olduğunu mu düşünüyorsun?
Do you think he is the slayer?
Şeytani, katil tipli, sıska kaltak tarzıyla.
In a kind of skinny-bitch, evil, murderess kind of way.
Katil olabilir ama o hala benim kardeşim.
He might be a killer, but he's still my brother.
Öyle görünüyor ki, katil kimse kaçarken çok iz bırakmış.
Looks like the killer and whoever he was dragging made a not- so- clean getaway.
Müşterilerinizden birisi katil, geri kalanlar da ezik ve işe yaramaz tipler.
One of your clients is a murderer, the rest are losers and tossers.
Neden katil bu kurbanı seçti?
Why did the unsub choose this victim?
Bak, Katil beş yıldır ortalarda yok.
Look, the slayer hasn't struck in five years.
Güvenlik kameralarında katil net gözükmüyor.
Security cam didn't pick up a clear image of the killer.
Katil olabileceğimi ima ettikleri için özür dilediler.
They were just apologising for implying I might be a murderer.
Kanun kaçağı olabilir, katil olabilir, belki daha da kötüsü.
He could be a criminal, he could be a killer, or worse.
Katil ev için bir pazar vardır, değil mi?
There must be a market for a murder house, right?
Katil bunlar.
Results: 25987, Time: 0.0398

Top dictionary queries

Turkish - English