BE A KILLER in Turkish translation

[biː ə 'kilər]
[biː ə 'kilər]
katil
killer
murderer
assassin
shooter
murderous
katilleri
killer
murderer
assassin
shooter
murderous

Examples of using Be a killer in English and their translations into Turkish

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
You didn't tell me that the guy Keri met at that coffee house might be a killer.
Kerinin kafede buluştuğu adamın… Bir katil olabileceğin bana söylemedin.
David you can't seriously think that our son might be a killer?
David! David, oğlumuzun ciddi ciddi bir katil olabileceğini düşünemezsin?
A whimpering victim like your brother. I would rather be a killer than.
Kardeşin gibi fısıIdayan bir ruh olmaktansa, katil olmayı tercih ederim.
One, I very well may be a killer.
Birincisi, çok iyi bir katil olabilirim.
But if you do this, you will always be a killer.
Ama bunu yaparsan her zaman bir katil olursun.
That's why it was impossible to think he might also be a killer.
Olabileceğini düşünmek imkansızdı. -O yüzden de aynı zamanda, bir katil.
Front of the window, blow out the exposure, be a killer silhouette.
Pencerenin önünde ışık patlar, müthiş bir silüet çıkar.
The guy may be a killer, but he's acting more like a wannabe Detective.
Adam belki de katil, ama sanki daha çok dedektif olmak istiyormuş gibi davranıyore.
because I have interviewed Mr. Croelick and I suggested that he might be a killer.
Bay Croelickle konuştum. Bende katil olabileceği fikri uyandırdı.
Look, somebody argues with my aunt… can not be a killer, okay?- What?
Ne?- Bak, biri teyzemle tartıştı diye… katil olamaz, tamam mı?
and he might be a killer.
Kız kardeşinle evlendi ve bir katil olabilir.
You know, Sam, this is the second time that I thought that you might be a killer.
Malum, Sam, bu senin bir katil olabileceğini düşündüğüm 2. olay.
If the astronauts were exposed to a lot more of the solar wind, it could be a killer.
Eğer astronotlar… çok fazla güneş rüzgarına maruz kalırlarsa bu ölümcül olabilir.
He would be a killer.
Katil olabilir.
I want to be a killer.
Katil olmak istiyorum.
You used to be a killer.
Sen bir katil gibiydin.
Should be a killer view.
Müthiş bir manzara olmalı.
Someone wants me to be a killer.
Biri katil olmamı istiyor.
You want to be a killer?
Bir katil mi olmak istiyorsun?
It used to be a killer sock.
Katil olarak kullanılan bir çorap.
Results: 23350, Time: 0.0461

Word-for-word translation

Top dictionary queries

English - Turkish