A SERIAL KILLER in Turkish translation

[ə 'siəriəl 'kilər]
[ə 'siəriəl 'kilər]
bir seri katil
serial killer
serial murderer
's a mass murderer
a spree killer
a serial murder
bir seri katilin
serial killer
serial murderer
's a mass murderer
a spree killer
a serial murder
bir seri katili
serial killer
serial murderer
's a mass murderer
a spree killer
a serial murder
bir seri katille
serial killer
serial murderer
's a mass murderer
a spree killer
a serial murder

Examples of using A serial killer in English and their translations into Turkish

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
Now we have a serial killer and a narcissist. Thank you.
Teşekkürler. Artık elimizde bir seri katilimiz bir de narsistimiz var.
You didn't become a serial killer nor a religious zealot. Yes.
Evet. Sen bir seri katile de dönüşmedin dindar bir yobaza da.
That's nice. You know, for a serial killer.
Bir seri katile göre. Güzelmiş.
That's Hamlet. I have always suspected Ken was a serial killer.
Ben hep Kenin seri bir katil olduğunu düşündüm. Bu Hamlet.
You people have a serial killer.
Bir seri katiliniz var.
There's a serial killer on the loose.
Ortada dolaşan seri bir katil var.
You people have a serial killer… Hey.
Bir seri katiliniz var.
We have got a serial killer, love those.
Bir seri katilimiz var. Onlara bayılıyorum.
We have got ourselves a serial killer.
Bir seri katilimiz var.
And now it's killing our friends. But this camera belonged to a serial killer.
Ama bu kamera bir seri katile aitti ve şimdi arkadaşlarımızı öldürüyor.
We're copycatting a serial killer that already exists.
Biz zaten varolan bir seri katilden kopya çektik.
He wanted to make it look like there was a serial killer on the loose.
O başıbozuk seri bir katil yapmış gibi görünmesini istedi.
She is blissfully unaware that her parents are talking about a serial killer.
Annesiyle babasının bir seri katilden bahsettiğinden habersiz, keyfi yerinde.
And you attacked a serial killer with a paperweight.
Sen de bir seri katile saldırdın.
Bernie needed a serial killer.
Bernienin bir seri katile ihtiyacı vardı.
We have got a serial killer targeting veterans.
Gazileri hedef alan bir seri katilimiz var.
This is bigger than a serial killer.
Bu şey bir seri katilden çok daha fazlası.
Fellows… Looks like we got a serial killer.
Arkadaşlar seri bir katille karşı karşıyayız gibi.
Or maybe she didn't tell me'cause she was harboring a serial killer.
Belki de bana anlatmadı, çünkü bir seri katile yataklık ediyordu.
Who's targeting men in uniform. Seems we have a serial killer.
Görünüşe göre üniformalı adamları hedef alan bir seri katilimiz var.
Results: 1160, Time: 0.0414

Word-for-word translation

Top dictionary queries

English - Turkish